iSTANBUL'DA eDEBİYAT fESTİVALİ

25/11/2009 · Kategori: kitapKURTLARINA

“Edebiyat Mevsimi” adıyla düzenlenen, “1. İstanbul Edebiyat Festivali” 7-13 Aralık 2009 tarihlerinde 50'yi aşkın şair ve yazarı okurla buluşturacak.


İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı ve Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) İstanbul Şubesi işbirliğiyle düzenlenen, “1. İstanbul Edebiyat Festivali” The Golden Horn Otel'de düzenlenen bir toplantıyla basına tanıtıldı.
Toplantıda konuşan TYB İstanbul Şubesi Başkanı Ali Ural, İstanbul'un bir edebiyat şehri olduğunu hatırlatma sorumluluğunun TYB İstanbul Şubesi olarak kendilerine ait olduğunu düşündüklerini belirterek, bu sorumluluğu bir festivalle yerine getirmekten duydukları memnuniyeti dile getirdi.

İstanbul eksenli fakat Türk edebiyatını bütün bölümleriyle bir araya getiren bir festival ortaya koyma hedefi içinde çalışmalar yaptıklarını anlatan Ural, ilki 7-13 Aralık 2009 tarihleri arasında gerçekleşecek festivalin bundan böyle her yıl düzenleneceği açıkladı.
TYB İstanbul Şubesi'nin kullandığı ve Mimar Sinan tarafından yapılan tarihi Kızlarağası Medresesi'nde gerçekleşecek festival kapsamındaki atölyelerde şiir, roman, hikaye ve deneme alanlarında Türkiye'nin seçkin edebiyatçılarının yer alacağını söyleyen Ural, “Bir hafta sürecek festivalde 20'yi aşkın etkinlikte 50'yi aşkın sanatçı rol üstleniyor” dedi.
Ekseni edebiyat olan festivalde edebiyattan beslenen ve edebiyatın beslediği sinema, tiyatro ve müzik gibi alanlarda da etkinliklerin yer alacağını kaydeden Ural, sinema alanında “Film Mekan İstanbul” etkinliğinde, “Türk Sinemasında İstanbul” belgeselinin gösterileceğini söyledi. Ural, etkinliklerde usta oyun yazarı Turgay Nar tarafından kaleme alınan “Şeyh Galip” adlı oyunun da Tarık Şerbetçioğlu rejisiyle sahneleneceğini bildirdi.
“Musiki Şehir İstanbul” etkinliğinde Münip Utandı'nın, kızı Merve Utandı ile beraber bir konser vereceğini belirten Ural, festival boyunca ziyarete açık olacak Kemal Tahir, Tarık Buğra ve Cemil Meriç sergilerinde yazarların çok özel fotoğrafları ve kişisel eşyalarının yer alacağını açıkladı.
Ural, festival kapsamında, “Edebiyat Mevsimi Büyük Ödülleri”nin de verileceğini belirterek, şiir, roman, hikaye ve deneme alanlarında yılın öne çıkan edebiyatçılarına verilecek ödüllerin değerlendirme aşamasının sürdüğünü dile getirdi.
Toplantıda basın mensuplarının sorularını da cevaplayan Ural, bir soru üzerine, festivali gelecek sene Ekim-Kasım aylarında düzenlemeyi planladıklarını, mekanların ihtiyaca göre çeşitleneceğini söyledi.
Tüm etkinliklerin temasının İstanbul olduğu festivalde, 2010 yılından sonra yeni temalara girileceğini ifade eden TYB İstanbul Şubesi Başkanı Ali Ural, festivalde “Mürekkebi Kurumadan” başlıklı etkinlikte olduğu gibi güncel kitaplara ve yazarlarına da yer verildiğine dikkati çekti.
7 Aralık Pazartesi günü açılışı yapılacak festivalde tiyatrocu Kenan Işık, “Bir Hoş Seda İstanbul” etkinliği kapsamında Şeyh Galip'ten Necip Fazıl Kısakürek'e, Yahya Kemal'den Ahmet Hamdi Tanpınar'a İstanbul'a dair eserlerden seçmeleri seslendirecek.
Festivalin ilk günü açılışı yapılacak sergilerden “Yorulmayan Savaşçı: Kemal Tahir” sergisinde, ziyaretçiler büyük yazar ve fikir adamına ait özel eşyaları, romanlarını yazarken tuttuğu notlarını, dostları ile olan fotoğraf karelerini ve çok az bilinen 12 dakikalık bir görüntü kaydını izleyebilecek. “Edebiyatımızın Büyük Ağası: Tarık Buğra” sergisinde, modern Türk edebiyatına ölümsüz eserler armağan eden büyük yazarın tarih kokan el yazıları, emektar daktilosu ve yazı masası görülebilecek. “Düşüncenin Gökkuşağı: Cemil Meriç” sergisinde ise eserleriyle Türk toplumunun ufuklarını aydınlatmaya devam eden Cemil Meriç ile sevenleri, İstanbul Kültür Merkezi'nde bir arada olacak.

Atölyeler “Şiir Şehir İstanbul” başlıklı atölye 7 Aralık Pazartesi günü Ali Ural, Adnan Özer, Haydar Ergülen, Osman Konuk, Ömer Erdem ve Roni Margulies'den oluşan şairler, kalemlerine güç veren kaynakları, ustalıklarının püf noktalarını, kelimelere şekil vermenin ve onları bir arada tutmanın sırlarını anlatacak.
“Roman Mekan İstanbul” başlıklı roman atölyesinde, 8 Aralık Salı günü Mehmed Niyazi Özdemir, Elif Şafak, Sevinç Çokum, Sadık Yalsızuçanlar ve Durali Yılmaz yazarlık tecrübelerini paylaşacak.
“İstanbul Denemeleri” son dönem Türk edebiyatının Beşir Ayvazoğlu, Ahmet Turan Alkan, İbrahim Demirci, Osman Bayraktar, Ali Çolak gibi deneme ustaları ve Mıgırdiç Margosyan ile Celia Kerslake denemelerini, 9 Aralık Çarşamba günü İstanbullu edebiyatseverlerle paylaşacak.
“İnsan Hikaye İstanbul” başlıklı atölyede Ayfer Tunç, Hüseyin Su, Cihan Aktaş, Aslı Erdoğan, Mario Levi 10 Aralık Perşembe günü İstanbul hikayelerini paylaşacak.
“Bir Akşam Şiiri İstanbul” başlıklı 8 Aralık Salı akşamı gerçekleşecek şiir akşamında da Ahmet Oktay, Zafer Acar, Celal Fedai, Arif Ay, İbrahim Tenekeci, Mehmet Ragıp Karcı, Haydar Ergülen, Enver Ercan, Nilay Özer ve Ayşe Sevim yer alacak.

Okur yazar buluşmaları

“Okur Yazar Buluşmaları”nda 9 Aralık Çarşamba günü İhsan Kabil, Yıldız Ramazanoğlu, Ümit Aktaş ve Ali Haydar Haksal okurla buluşacak.
Festivalin “Mürekkebi Kurumadan Elinizde” bölümü, edebiyat dünyasına 'merhaba' diyen yeni kitapların yazarları ile okuru bir araya getiriyor. Murat Menteş, “Korkma Ben Varım” ile 8 aralık Salı günü, Ömer Faruk Dönmez “Bir Kitap Bir Balta” adlı çalışmasıyla 10 Aralık Perşembe günü okurla bir araya gelecek.
Festivalde, “Kültürler Arası Bir Köprü Olarak Çeviri” başlıklı etkinlikte, ilahiyattan felsefeye, ekonomiden siyasete pek çok seçkin düşünürün onlarca eserini Türkçeye kazandıran çeviri ustalarından Ahmet Aydoğan, 7 Aralık'ta dil, kültür ve edebiyat ekseninde çeviri ve çevirmenlik üzerine tecrübelerini paylaşacak.
Festivalde, “2010'a Girerken Edebiyatın Durumu-Konumu” başlıklı açık oturumda ise 11 Aralık Cuma günü, Türk edebiyatının durumunu Elif Şafak, Rasim Özdenören, Hilmi Yavuz, Selim İleri, Mehmet Doğan ve Roberta Micallef yeniden ve farklı bakış açılarıyla değerlendirecek.

Sinema, tiyatro ve müzik

“Musiki Şehir İstanbul” etkinliğinde ise 7 Aralık Pazartesi akşamı Türk müziğinin güçlü seslerinden Münip Utandı, kızı ve öğrencisi Merve Utandı'nın da yer alacağı musiki akşamında saz ekibiyle birlikte bir dinleti sunacak.
“Film Mekan İstanbul” etkinliğinde 9 Aralık Çarşamba akşamı Necip Sarıcı'nın, yüzlerce filmlik zengin arşivinden faydalanarak yaptığı “Türk sinemasında İstanbul” belgeselinde, yabancı yönetmenlerden ilk Türk filmine, Beyoğlu'ndan Defterdar'a, Kızkulesi'nden Burgaz Ada'ya İstanbul, gözler önüne serilecek.
“Dünden Bugüne Tiyatroda İstanbul” başlıklı etkinlikte 10 Aralık Perşembe günü ise usta oyun yazarı ve şair Turgay Nar ile oyun yazarı Melisa Gürpınar, İstanbul'un sahnelerinde yeniden hayat bulan oyunları, oyuncuları ve İstanbul'u anlatacaklar. Ayrıca, İstanbul'un kültür hayatında önemli bir figür olan Şeyh Galip üzerine Turgay Nar'ın yazdığı “Şeyh Galip” adlı oyun, Tarık Şerbetçioğlu rejisiyle tiyatroseverlerle buluşacak.

Edebiyat mevsimi büyük ödülleri

Festivalde, 11 Aralık Cuma akşamı “Edebiyat Mevsimi Büyük Ödülleri'09” kapsamında şiir, hikaye, roman ve deneme dallarında verilecek büyük ödüller sahiplerini bulacak.
“Boğazda Edebiyat Rüzgarı” adlı etkinlikte, 12 Aralık Cumartesi günü Mahmut Sami Şimşek'in rehberliğinde edebiyat içerikli bir Boğaz turu düzenlenecek.
“Kitap Dostlarının Bab-ı ali Buluşması çerçevesinde”, 13 Aralık Pazar günü TYB İstanbul Şubesi Nadir Kitaplar Müzayedesi düzenlenecek.

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

kATRE-İ mATEM (KATREİ MATEM)...iSKENDER pALA...

1/10/2009 · Kategori: kitapKURTLARINA

       Kitabı almadan bir hafta öncesinde ben bu kitabı henüz niye alamadım diye kendi kendime söylenirken bayram arefesinde geç kalınmış bir alışveriş telaşının içinde çıkıverdi karşıma. Hal böyleyken de fırsat bu fırsat deyip aldım hemen. Ve “ la “ dan sonra sıra senin ;) diye anlaşıp komidinimin üzerine koydum kendilerini  : ) 

 


KATRE-İ MATEM (KATREİ MATEM)


Roman, müzayededen alınan elyazması bir kitabın hikâyesi olarak başlıyor. Okurlar, bu elyazması kitabın açtığı kapıdan içeri giriyor, bir devre adını veren lalenin izinde İskender Pala’nın yarattığı etkileyici ve büyüleyici bir atmosferin içinde yol alıyor.

İstanbul bu romanda, karmaşası, heyecanı, isyanları, kalabalığı ile lalelere bürünüyor. Öyle ki lale sadece bir çiçek değil, bir yaşayış tarzı, estetik bir tavır, kültürel ve tarihsel bir birikim olarak İstanbul’u, hatta tüm Osmanlı’yı çevreliyor. İstanbul, doğal tüm güzelliklerinin, mimari şaheserlerinin tarihî debdebesi ile beraber lalezarlara, lale yarışlarına, lale şiirlerine bezeniyor; lalelerin şehri, renklerin şehri, yaprakların şehri haline dönüşüyor.

İskender Pala, Katre-i Matem’de usta kalemiyle lalelere bezediği İstanbul’da kavuşup doyulamayan, kavuşulamayıp yakan aşkların elemli ve Osmanlı hallerini de tüm ıstırap ve coşkularıyla anlatıyor. Sevdiğini, aşklarının ilk gecesinde kaybeden Şahin’in macerasını anlatan roman, bu kaybın ardındaki esrarı çözmek için külhanlara, tomruklara, lalezarlara ve hatta Osmanlı sarayına kadar gidiyor. İşte bu yolculuk, okuru hiç ummadığı yerlerde hiç ummadığı maceralarla karşılaştırıyor.

Cinayetlerin gölgesiyle giderek gizemli bir hal alan olaylar Lale Devrine nihayet veren Patrona Halil İsyanının yakıcı siyasal çalkantılarıyla birlikte çözülmeye başlıyor.



Kalemimi hokkaya bandırdığım şu anda –ki Nevşehirli Damat İbrahim Paşa’yı canından; Sultan III. Ahmet’i de tahtından eden cehennemden nişan Eylül İhtilali’nin üzerinden henüz iki hafta geçti- şahit olduğum olayları yazıp yazmamakta kararsız sayılırım. Bilemiyorum. Yazmak gerektiğini düşündüğüm şeyler bir bakıma devlete ait sırları ifşa etmek gibi bir ihanetin ağırlığını da vicdanıma yükleyecek. Öte yandan Şark’ın kutsal çiçeği laleye dair yorumlarda bulunacak ve belki şükufeciyan esnafını gücendirmiş de olacağım. Ama birisi çıkıp yiğit Şehzade Ahmet’i, aşağılık isyancıların yaptıklarını, cennete benzeyen İstanbul’u ve Sadabat’ın laleye kattığı zarafeti anlatmazsa bu dahi tarihe ve şehre haksızlık sayılır.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

..."bUZ kAPANI"...gLENN mEADE...

14/9/2009 · Kategori: kitapKURTLARINA

 

         Cumartesi öğleden sonra  sanırım dengesiz havalardan dolayı üşüttüğüm için  haftasonunu maalesef yatarak geçirmek zorunda kaldım. Ama bu sayede bu gün çok daha iyi başladım güne. Tabi hal böyle olunca bayramdan önceki tek haftasonun da yapmam gerekenlerin hiçbirini de yapamadım. Sanırım hayatta planladığımız hiç bir şeye kesin gözüyle bakmamak gerekiyor. Çünkü biz ne kadar plan yaparsak yapalım bizim dışımızda gelişiyor bazen olaylar. Eee …haftasonu yattım dedim ama hasta yatağımda bile boş durmadım ve Berrak ın tam sana göre dediği bir kitabı şimdilik “ la “ dan öne alıp okumaya başladım.( “ la “ yı daha hazmederek , hatta belki not alarak okumak istediğim için hastalık zamanıma getrimek istemedim doğrusuJ )Agahta Christie ‘nin kitaplarını saymazsak uzun zamandır poisiye gerilim tarzı bir kitap okumamıştım. Ama daha ilk atmış sayfasında bile ben isardı diyebilirim.

           Eğer sizde polisiye-gerilim tarzı kitap okumayı seviyorsanız bence bir deneyin derim;)



 Buz Kapanı
Glenn Meade

Çeviren: Ali Cevat Akkoyunlu


Hayranlarına bir asır gibi gelen ayrılığın ardından Glenn Meade yeni romanıyla karşınızda: "Buz Kapanı." Komplo, cinayetler, CİA, Rus Mafyası ve insanlık dramları… Jennifer, annesini esrarengiz bir olayda kaybetmiştir. Kardeşi de aynı gece kendisini tekerlekli sandalyeye bağlayacak kadar derin bir yara almıştır. Üstelik ailenin babası da ortadan kaybolmuştur. Jennifer’ın hayatı zor ve hüzünlüdür. Ancak babasının cesedi İsviçre Alplerinde donmuş olarak bulunduğunda zorluk tehlikeye dönüşecek, hayatına gerilimli bir macera hâkim olacaktır. Cesedi teşhiş etmek için çıktığı yolculuk aslında ailesinin yaşadığı dramın nedenini ve babasının gizemli geçmişini de ortaya çıkarır. Ama olaylar bununla sınırlı kalmaz. Aslında her şeyin temelinde müthiş bir komplo yatmaktadır.
Glenn Meade’in olağanüstü aksiyon yeteneği bu romanda da kendini gösteriyor. Okuyucu aralıksız bir heyecan dalgasına kaptırıyor kendini. Olaylar birbirini izliyor, kahramanlar gerçek birer kişilik olarak ortaya çıkıyor, cinayetler sanki yanı başınızda işleniyor. Ve siz bu nefes kesen kaçıp kovalamacanın tam ortasında buluyorsunuz kendinizi. "Buz Kapanı" kuruluyor, okuyucu romanın sonuna gelene kadar bu kapandan kurtulamıyor. Dikkat!

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

...nAZAN bEKİROĞLU... Lâ: Sonsuzluk Hecesi

11/9/2009 · Kategori: kitapKURTLARINA



...bir ara elektrik gidince çektiğim resimde karanlık oldu : )

    Cumartesi bizimkiler, dayımlar ve kuzenlerle beraber Sultanahmetteydik. Her Ramazanda olduğu gibi Sultanahmete gidip iftar yapmadan olmaz dedik. Giderken trafikte kalıp iftara kıl payı yetişmemiz ve yoldaki zincirleme kazayı saymazsak güzel bir gece geçirdik. Ama kalabalık olmanın verdiği koşturmaca ve herkesin istediği olsun deyip bir şeylere yetişmeye çalışırken caminin avlusundaki  kitaplara gönlümce bakamadım. Yine de aklımda olan birkaç kitabı da almadan gitmedim. Bunlardan biride uzun zamandır aklımda olan Nazan Bekiroğlu’ nun kitabı “. Elimde şu an bitirmem gereken başka bir kitap olduğu için henüz okumaya başlamadımsada arada komidimin üstünde duran kitabı açıp kaçamak kaçamak birkaç satırını okuyorum : )

 

   Okumak isteyenler için de kitap hakkında bir fikir olsun aşağıdaki bilgiler ;)

 


...küçük okuma ışığı Berraktan bir Sultanahmet hediyesi...:) kimseyi rahatsız etmeden okumak isteyenler için birebir;)

Lâ: Sonsuzluk Hecesi


Bir gün Sabâ Melikesi Belkıs’tan, Âdem’le Havva’nın hikâyesini anlamanın bütün bir insanlığın da hikâyesini anlamak manasına geldiğini öğrendim. İnsanın bütün halleri Âdem’de gizliydi ve bütün macera onun hikâyesinde özetlenmişti.
Bu cümleyi yıllarca içimde gezdirdim de bir türlü kalemi elime alamadım, anlatmaya kalkışamadım
Ne zaman ki, kalmaiçin değil uğrayıp geçmek için kadem bastığımız, kök attığımız değil kısa bir gölge saldığımız şu dünyada bir cennet sürgünüyle yazgılandığımı anladım ve Kelimeler Kitabı-çift isimler sahifesinde, Âdem’le Havva’nın yanına bir de Habil’le Kabil’i ekledim. O zaman anladım anlatma zamanının geldiğini.
Hikâyenin ismi düştü dilime bir gece: LÂ.
İLLÂ, dedim.
Bir ömür boyu aradığım hece harfinin LÂ olduğunu bildim.
384 sayfa - İlk Baskı Tarihi: KASIM 2008

Kalıcı Bağlantı Yorum (3) Yorum yaz!

...eLİF şAFAK..."SİYAH SÜT"

6/9/2009 · Kategori: kitapKURTLARINA


    Okuma günlüğüme kaydolmuş bir kitapta “ olasılıksız “ dan önce okuduğum Elif Şafak’ ın “Siyah süt “ kitabı. İlk çıktığında da adını duyduğum ama zaman içinde unuttuğum bir kitaptı. Yazarın “ Aşk” kitabını okuduktan sonra tekrar aklıma geldi. Ve yollarımızın kesiştiği ilk yerde  kitabı satın aldım.Genelde okuyucuda o yazarın daha öncede bir kitabını okumuşsa bir beklenti baş gösterir zamanla. O yazarın ikinci bir kitabını okuyorsa ki bu o yazarı beğendiğinin en büyük kanıtıdır.Ve bir sonrakini aşan bir kitap bekler. Ama benim gibi yazarın bazen ikinici kitabını okuyup sonra hangisinin konusu kendisine ilginç geliyorsa onu alıp okuyorsa bu beklentide en az seviye indirgenir. “ Aşk “ kitabından sonra “ siyah süt” ü almak  benim için  beklentiden çok yazarı daha iyi tanıma isteğinden kaynaklandı.

 

    Kimilerine göre bu kitapta yazarın sürekli iç seslerini yönleri ile ilişkilendirip onlarla konuşması sıkıcı geleblir. Ama kitap tanıtımında edinilen ilk izlenimindeki gibi hep hamilelik aşamasından bahsetmemiş olup daha çok yazarın hayatının önemli bir karar verme aşamasında kendi psikolojisini anlattığı bu kitapta bence herkesin kendinden bir şeyler bulup en azından bastırdığı, ihmal ettiği yönlerini düşünmeye sevkedebileceği bir kitap.

 


KİTABIN ÖNSÖZÜNDEN
Bu kitap okunur okunmaz unutulmak için yazıldı. Suya yazı yazar gibi…


“Siyah Süt” kadınlığın, kadınların hayatının kasvetli ve karanlık ama son tahlilde geçici bir dönemiyle ilgili. Birdenbire gelen ve geldiği gibi hızla dalgalar halinde çekile çekile giden bir haletiruhiye burada incelenen. Bu haliyle elinizde tuttuğunuz kitap bir nevi tanıklık. Otobiyografik bir roman.

(…) Annelik dünyanın en yaşanılası, en muhteşem lütuflarından biri; güzel ki hem de nasıl. Aldığı tüm övgüleri fazlasıyla hak ediyor.

Öylesine benzersiz, öylesine kıymetli… aynı zamanda çetrefil, karmaşık ve kimi zaman hayli ağır.

 


Kalıcı Bağlantı Yorum (2) Yorum yaz!

« Önceki ::