...iSMET öZELDEN...

6/11/2009 · Kategori: Siir

Sen ve yağmur
Başa dönemezsiniz.
Öyle bir yol yürüdünüz ki ancak dönüş yolunu yok ederek gelebilirdiniz
inişiniz bir iniş olurdu başa dönmemecesine.
Yağmur yalnız yağarken yağmurdur
Sen yalnız senken sensin
Burada kalamazsın ve başa dönemezsin
Gitmek zorundasın.

 

İsmet Özel

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

“ her insan öldürür gene de sevdiğini “ (mi ? )

16/10/2009 · Kategori: Siir

    Bin sekizyüzli yılların sonlarında yaşayıp bindokuzyüzlerin tamda başında hayata gözlerini kapamış İrlandalı ünlü bir yazar ve şair, Oscar Wilde.

Bilenler bilir, bilmeyenlerde öğrenebilir : ) karışık bir hayatı olmuştur kendilerinin. Peki sabah sabah bu Oscar Wilde muhabbeti nerden çıktı…Aslında dün akşam şu dizi furyasına yeni katılan  “Ezel” i netten kardeşimle izlerken, okunan bu şiir dikkatimi çekti.

Tabi i Tuncel Kurtiz’ in yorumu ve seside insanda sanki bu sesin sahibinin bunu yaşayarak öğrendiği hissini veriyordu .Buda şiiri daha bir yaşanmış daha bir gerçek kılıyordu adeta.  Doğrusu şiirin Oscar Wilde ait olduğunu bilmiyordum, taki bu sabah google ablada araştırana kadar : )Ama dün, yarın güzel bir şiir paylaşsam diye düşünürken bu denli insanı düşünmeye sevkedecek bir şiir düşünmemiş olsamda , hayat bu önümüze ne çıkaracağı pek belli olmuyor;)

 

      Düşünüyorum, gerçekten de  “ her insan öldürür gene de sevdiğini “ (mi ? )

 


Oscar Wilde'ın iki yıl süren hapis hayatı sırasında yazdığı Reading Zindanı Baladı'nın bir kısmı olan ve "Herkes sevdiğini öldürür" diye nitelenen bölüm...


her insan öldürür gene de sevdiğini
bu böyle bilinsin herkes tarafından,
kiminin ters bakışından gelir ölüm,
kiminin iltifatından,
korkağın öpücüğünden,

cesurun kılıcından!

kimisi aşkını gençlikte öldürür,
yaşını başını almışken kimi;
biri şehvetin elleriyle boğazlar,
birinin altındır elleri,
yumusak kalpli bıçak kullanır
çünkü ceset soğur hemen.

kimi pek az sever, kimi derinden,
biri müşteridir, diğeri satıcı;
kimi vardır, gözyaşlarıyla bitirir işi,
kiminden ne bir ah, ne bir figan:
çünkü her insan öldürür sevdiğini,
gene de ölmez insan.

Kalıcı Bağlantı Yorum (3) Yorum yaz!

..aHMET tELLİ... Özletiyor Bu Yağmurlar Seni

6/10/2009 · Kategori: Siir


Özletiyor Bu Yağmurlar Seni

Burada yağmur yağıyor
Aralıksız yağıyor günlerdir
Ama sen yine de şemsiyeni
Almadan gel ilk otobüsle

Buğulanan camlara usulca
Yüzünü çiziyorum ki yüzün
Bir yağmur damlası olup
Düşüyor yapraklarına gülün

Güller de bozamıyor bu uzun
Karanlık sessizliğini kentin
Anılarını yitiriyor sokaklar
Bezirgânlaşıyor bulvar ışıkları

Tarih de kekemeleşiyor bazan
Ki o zaman aşktır tek bilici
Aşksa yürümek gibi bir şey
Duyabilmek kuşların gelişini

Anısı bizsek eğer bu kentin
Unuttuğu türküler bizsek
Acıyı rehin bırakıp bir güle
Anımsatmalıyız bunları bir bir

Sonra yürümeliyiz seninle
Sokaklara caddelere çıkmalıyız
Belki bir aşktır bu kentin
Belleğini geri getirecek olan

Burada yağmur yağıyor ama sen
Şemsiyeni almadan gel yine de
Özletiyor bu çılgın sağanak seni
Sırılsıklam özletiyor biliyor musun

 

Ahmet Telli

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

hAYAT vE bEN..CAN YÜCEL

29/9/2009 · Kategori: Siir


   Hayatı ve akıp giden zamanı konu alan yazı, şiir ve denemelerle hepimiz karşılaşıyoruzdur.Mesaj hep aynı mesaj olsa da içinde bulunduğumuz yoğun metropol dünyasında kaybolmamak ve küçük bir hatırlatma olması açısından daha önce okumuş olsakta bir daha okumanın bir zararı olmaz kanısındayım ;) her ne kadar burada Can Yücel çoğu zaman olumsuz tarafından bakmışsa da hayata biz almamız gereken dersleri alıp geçen yılları yad ederken şiirdeki gibi hüzünden çok tatlı bir gülümsemeyle yad etmek için yarınımıza yatırım yapıp her günümüzü iyi değerlendirelim ;)

Mutluluk için büyük şeyler beklemeyelim. Çünkü mutluluk küçük şeylerde saklıdır. : )

 

( Bunu sadece ben söylemiyorum inanın. İnternette bir arama yapsanız bu sözler üzerine google abla karşınıza sayısız sonuç çıkarıyor: ) E bazıları bunu düşünmüş yazmış, bazılarıda benim gibi onaylamış eklemiş…demek ki herkesin bir bildiği varmış ….dimi ama : )

 

 

HAYAT VE BEN

 

Otuzbeşime bastım geçen hafta...

İlk yarı bitti : Hayat:1 - Ben:0...!!!...

Ama belliydi böyle olacağı

Nicedir başlamıştı belirtiler:

Yolda çocuklar "Amca şu topu atıversene" diye seslendiklerinde

kuşkulanmıştım ilkin...

Sonra saçlarımdaki beyaz teller tescilledi yarı yolun ufukta göründüğünü,

Baktım; lise fotoğraflarım sararmış, sınıf arkadaşlarım yaşlanmış. Eş dost

sohbetlerinde sağlık ve çocuk konuşulur olmuş, seyahat ve aşk yerine...

Gök gibi gürlemeye alışkın müzik setimin ses düğmesini kısar olmuşum,

içimdeki uçurtmanın ipini çekercesine...

Bizim zamanımızda diye başlayan nutuklar atmaya başlamışım mezuniyet

törenlerinde,

-Hayret daha dün değil miydi benimkisi?-

Yıllar yılı dudak büktüğüm "ölümden sonra hayat" masallarına kulak

kabartmaya başlamışım gizliden gizliye...

İple çektiğim Haziranlara sırt çevirmişim.

Yaşamın orta sahasına girmişim, irkilmişim...

Ruhumun ikizleri yine çekiştiriyorlar kollarımdan;

Biri, "daha ne gördün ki" diyor yüzünde papatyalarla, asıl şimdi başlıyor

hayat!... Bundan sonrası rahat!"

Lakin "Buydu görüp göreceğin" diye efkarlanıyor öteki... ikinci yarı geçer

hızla, yaşlanırsın zamanla...

Yaşı genç olanlar 35'e uzak durduklarını sanarak "Sahi oldu mu o kadar?

Hiç göstermiyorsun" tesellisindeler.

35'le çoktan tanış olanlarsa "Hayata hoşgeldin" pankartlarıyla

karşılamadalar...

İlk yarı sadece bir ısınmaymış meğer: asıl ikinci yarıda anlaşılırmış

tadı, hayatın... kavganın... aşkın...

Bense şaşkın... devre arası bilançolarındayım.

Son dönemde kimbilir kaç kez eski anıları yaralı ele geçirdim, belleğimin

derinliklerinde?...

Kimbilir kaç kez kendime yakalandım, kendimden kaçarken?...

Ve sustum vicdan sorgularında...

Aksi sedamla bile dertleşmedim. Meğer ne yaman serüvenmiş hayat? Bazen

yediveren gülleri gibi bereketli...

Sanki hayat değil, Körfez Krizi mübarek: Bir koyup, beş alıyorsun...

Yaşıyor, seviyor ve seviliyorsun... Bazense kıtlıktan kırılıyor ortalık,

şaşıp kalıyorsun...

Oysa -herkes bilmezden gelse de- skoru belli oyunun:

30'larda dedeni ve nineni kaybediyorsun, 40'larda anneni ve babanı... Ve

70'lerde kendini...

Şimdi devre arası, yolun yarısı...

Bugüne dek ancak tanıştık hayatla... Ben ona kendimi tanıttım, O bana

kendini...

Göğsüme madalya gibi dizdim hatalarımı...

Zaferlerim onlar benim, olgunluğumun yapıtaşları...

Ve derin bir yara gibi sakladım başarılarımı...

Asansör çıkarken yukarı, dönüp bakmadım bile aşağı...

Dönmesin diye başım...

Ben istikballe arkadaşım...

Ne var ki herşey yarım...

Hayat da yarım, sevdalar da...

Daha diyeti ödenmedi sevinçlerin...

İhanetlerin hesabı sorulmadı...

Nazım'ın dedidği gibi "Kopardım portakalı dalından ama, kabuğu soyulmadı,

sevdalara doyulmadı..."

"Doydum diyen görmedim ki ben zaten..."

Lakin gel de zamana anlat bunu...

Sahi nedir bu telaş, bu kin? Sanki ölüye can yetiştireceksin...

Baktım ikinci yarı kapıda... ve hayatın ceza sahası yakın...

Doldurdum bir kara kutuya 35 yılın hesabını.

Acılar, sancılar bir çekmecede sevdalar diğerinde...

Bir yerde hüzünler ve korkular, bir üstte sevinçler ve zaferler... Kat

kat, dizi dizi dizdim kullanılmıştakvimlerimi,

Sabırla kapattım kutuyu, sevgiyle mühürledim ağzını...

İlk yarı bilançom o benim: Yangında ilk kurtarılacak... Kazada ilk

açılacak...

Yarımlar tam olduğunda kara kutuyu açıp bakanlar teşhis koyacaklar

halime... "Çok mutlu olmuş, fazla yüksekten uçmuş zavallı" diyecekler

Ya da,

"Sebepsiz alçalmış... Bile bile vurmuş kendini dağlara!..."

Fakat kara kutu ancak bir kısmını söyleyecek hikayenin...

Kalanı benimle gelecek...

Dağların yamaçlarına savuracağım en mahrem hatalarımı...

Reyhanlar saklayacak sırlarımı...

Skoru birtek Ege'nin suları bilecek...

Denize kavuşabilirse eğer içimdeki nehir...

HAYAT : 0 - BEN : 1

 

 

 

Can YÜCEL

 

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (6) Yorum yaz!

"yALIN" ...öZDEMİR aSAF...

26/9/2009 · Kategori: Siir


YALIN

Her seven
Sevilenin boy aynasıdır.
Sevmek
Sevilenin o aynaya bakmasıdır.


Özdemir Asaf


Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

« Önceki ::